yalnizkovboy's profileKENDİNE ÖYLE BİR YOL ÇİZ...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
KENDİNE ÖYLE BİR YOL ÇİZ Kİ;İNSANLARIN İZLEDİĞİ BASİT BİR YOLDAN DEĞİL,SANA İMRENİP KENDİLERİNE ÖRNEK ALACAĞI BİR YOL OLSUN..... |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
ARKADAŞLAR LÜTFEN İYİ KÖTÜ BÜTÜN DÜŞÜNCELERİNİZİ BEKLİYORUM.ZİYARET EDENLER LÜTFEN YORUMSUZ GEÇMEYİN;SİZLERİN YORUMU SAYESİNDE KENDİMİ İYİ YÖNDE DAHA İYİYE TAŞIYABİLİRİM.....YORUMSUZ GEÇMEYİN...!!!!!!
October 22 İYİ DÜŞÜNELİM BİRŞEYLER YAPALIM, BUGÜN YAPAMAZSAK YARIN ŞİKAYET ETMEYE YÜZÜMÜZ OLMAYACAK...
BİR ADIM GELECEK NESİLLER İÇİN... GİTTİKÇE YOZLAŞAN DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM... ![]() ![]() şükretmeyi bilmiyorsak...........Mutsuz olduğunuzu düşünüyorsanız onlara bakın. ![]() Gelirinizin düşük olduğunu düşünüyorsanız, o ne yapsın? ![]() Fazla arkadaşınız olmadığını düşünüyorsanız... ![]() Vazgeçmeyi düşündüğünüz an, bu insanı düşünün: ![]() Yaşamda acı çektiğinizi düşünüyorsanız, bunun kadar acıya katlanıyor musunuz? ![]() Ulaşım sisteminizden şikâyetçi iseniz, bunlar ne yapsın? ![]() Bulunduğunuz toplum size adil davranmıyorsa, bu kişi ne yapsın? ![]() Ne şekilde olursa olsun yaşamdan zevk alın. Olaylar bazıları için kötüdür ama bizim için çok daha iyi :) Yaşamınızda dikkatinizi çeken pek çok şey vardır fakat sadece birkaçı yüreğinize dokunur... bunları izleyin... Bu e-postayı herkese gönderin: Çalışmaktan sıkılıyor musunuz? Onlar değil! ![]() Sebzeden hoşlanmıyor musunuz? Onlar açlıktan ölmek üzereler! ![]() Ebeveyniniz size özen göstermekten yoruluyor mu? Onlar aldırmıyorlar! ![]() Aynı oyunlardan sıkılıyor musunuz? Onların başka seçenekleri yok! ![]() Birisi Nike yerine size Adidas hediye edebilir.. Onlar hep tek marka giyiyorlar! ![]() Yatakta uyumak için minnettar oluyor mu? Onlar bir daha uyanamayacaklar! ![]() Etrafınızdaki her şeyi gözleyin ve bu geçici yaşamda sahip olduğunuz her şey için müteşekkir olun... İhtiyaç duyduğumuzdan çok daha fazlasına sahip olduğumuzdan dolayı bahtiyar sayılırız. Erkek ve kız kardeşlerimizin üçte ikisinin unutulduğu ve umursanmadığı bu 'modern ve gelişmiş' toplumun içinde sonsuz döngü içinde devam eden bu tüketime özendiren ahlaksızlık anlayışını beslememeye gayret edelim. Bu sunumu, her hangi bir mecburiyet veya beklenti içinde olmaksızın dağıtın. Bu sunuyu elinizde tutmayın, gönderin, anlamsız olmayacaktır. Az şikâyet edelim çok iş yapalım! August 23 BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDU MU HİÇ?Böyle bir dostunuz oldu mu hiç? Daima düşünceli idi. Susması, konuşmasından uzun sürerdi; lüzumsuz yere konuşmaz, konuştuğunda ne fazla ne de eksik söz kullanırdı. Dünya işleri için kızmazdı. Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı. Gülmesi, gülümsemekti. Gülümserken de, ağzındaki dişleri dolu taneleri gibi görünür ama birbirinden ayrılmazdı. Mahzundu. Onu birden bire görenler manevî vakar ve heybetinden sarsılırlar, kendisini yakından tanıyınca da ona derin bir sevgi ile bağlanırlardı. Onun meziyetlerini anlatmak isteyen: "Ben ne ondan önce, ne de sonra onun bir benzerini gördüm" demekten kendini alamazdı. Kimse ile çekişmez, bağırıp çağırmazdı. Affediciliği tabiî idi. İntikam almazdı, düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi. Kendisini, üç şeyden alıkoymuştu: Kimseyle çekişmezdi; çok konuşmazdı; faydasız, boş şeylerle uğraşmazdı. Umanı, umutsuzluğa düşürmezdi; hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı. Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı; kimsenin kusurunu araştırmazdı. Kimseye, hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi. Konuşurken meclisinde bulunanlar başlarına bir kuş konmuş gibi sessiz ve hürmetkâr dururlardı. O sözünü tamamlayınca diğerleri fikirlerini söylerler fakat onun yanında asla tartışıp çekişmezlerdi; birisi konuşurken öbürleri susarlardı. Bir toplulukta bulunduğu zaman bir şeye gülerlerse o da güler, bir şeye hayret ederlerse o da onlara uyarak hayret ederdi. Yanına gelen yabancıların söz ve sorularındaki katılık, kabalık ve kırıcılığa--dostları da kendisi gibi davransınlar diye-- katlanırdı. Gerçeğe aykırı övmeyi kabul etmezdi. Her zaman ağır başlıydı. Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı. Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı. Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü; ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir, vakar ve sükûnetle rahatça yürürdü. Bakacağı kişiye ve istikamete vücuduyla yönelirdi. Etrafına gelişi güzel bakınmazdı. Yeryüzüne bakışı, semaya bakışından çoktu ve yeryüzüne bakışı da göz ucuyla idi. Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi. Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: "Sen dünyada garip kimse yahut bir yolcu gibi yaşa." Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir hâletle dururdu; yüzünde daima ışıldayan bir parlaklık vardı. Adet üzre sarf edilen hiçbir kötü sözü ağzına almadı. Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı. Fakirlerle birlikte yerdi, öyle ki onlardan ayırdedilmezdi. Biriyle karşılaştığında beklemeksizin önce o selam verirdi; el sıkıştığında karşısındaki elini bırakmadıkça o da bırakmazdı. Önüne ne konulursa yerdi. Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı. Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı. Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi: "İlâhî, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kaymaktan ve kaydırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa mâruz kalmaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlığa uğramaktan sana sığınırım." Sıradan değildi; sıradan insanlar gibi yaşadı. ..............................................
Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli. Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı, dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı, Dost dediğin fanatik olmalı, bütün dünya seni üzdüğünde bile sana moral Vermeli, Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli Ve ağladığın | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||